21 Ekim 2015 Çarşamba

Kasım'da Gökyüzü Gerçekten Karanlık ve Romantik mi Olacak?

Ülkemiz son yıllarda araştırma, okuma ve durumlar üzerine düşünme açısından ciddi anlamda gerileme yaşadı. Bu durum, sadece halkın belirli bir kesimini kapsayan bir durum da değil. Artık teknolojiyi yanlış kullanmamızdan mıdır bilinmez tıklatsan ses gelecek kutular haline dönüşmeye başladık. Maalesef ki, medya da bundan nasiplenmiş durumda.

Genel olarak politik ve hayatın içinden hiciv yapan Zaytung'u hepimiz kanıksamışızdır galiba. Zaytung'un adının duyulmasının akabinde Türkiye'de bu tarz geyik haber siteleri de yaygınlaşmaya başladı. Yurt dışındakileri saymıyorum bile. Ama en ünlülerinden birisi "Before It News" diye bir web sitesi. Uzun uzun web sitesinin analizini yapmayacağım. Bu site bu yazıya bugün tüm gün boyunca insanları korku ve endişeye (!) sürükleyen bir haber yüzünden konu oldu. Şöyle ki;

Sabah gazetesi

Evet... Kasım'da nereden baksanız 15 gün süre ile gezegenlerin neden olduğu bazı astronomik olaylar ile Dünya tamamen kararacakmış. Güneş de mavi olacakmış... Evrende hiç bir yıldız aniden renk değiştirmez. Bu beyaz olan birinin bir anda tamamen kararması olasılığına eş değer bile olmayan bir durum. Güneş'te her saniye her dakika bir patlama olabilir. Bu, bir yıldız için normal bir durum. Ama yazıda bahsedilen türden bir patlama olması imkansız! Ayrıca, Güneş'in kütlesini ve büyüklüğünü ele alırsak - Dünya'dan 109 kat daha büyük bir çapta ve 332.946 katıkadar daha ağır! 1.3 milyon tane Dünya'yı Güneş'e sığdırabiliriz!- bu gaz olayının olabilmesi için ortamda Jupiter'de bulunandan daha fazla gaz gerekir. Venüs'ün yaydığı ışıktan bahsetmiyorum bile... Venüs'ten bize yansıyan zaten Güneş'e ait ışınım aslında. Ki, Venüs zaten yıldızların ışıklarını ürettikleri mekanizmalara sahip bir gök cismi değil. Olsaydı inanın Dünya'nın üzerinde yaşam olması bir yana, Güneş Sistemi diye bir yer olmazdı.







Siz siz olun, yazılmış haber/makale/kompozisyon vs. doğruluğu ne kadar kesin olursa olsun şüphelenin ve araştırın. Okuyun, irdeleyin. Sabah Gazetesi'nde çalışan bu arkadaş gibi hatalara düşmeyin. Hele ki, haberin içerisinde NASA başkanı ve Obama'nın adı aynı anda geçiyorsa haberi okumayın bile, bu da ufak bir tüyo olsun. Romantik bir Kasım geçirmeniz dileğiyle!


Ek okumalar: (Zorunluluğu yok :) )
1-) Albedo

Mars'ta Bir Krater Dolusu Su!

MARS’TA BİR KRATER DOLUSU SU!

Üzerinde yaşam olma ihtimali bulunan Mars, 1600lü yıllardan bu yana insanların hayal dünyalarından çıkmayan bir gezegen. Güneş sistemi içerisinde Dünya’nın bodur kalmış ikizi olan bu gezegen, Dünya gibi mevsimleri olan, yüzeyinde yürüyebilmemiz için makul bir çekim ivmesine sahip olan bir yer. Tabi, her güzel şey gibi Mars’ın da ufak tefek kusurları var. Örneğin, Dünya üzerindeki en soğuk yerden bazen daha soğuk olan, 0 dereceleri çok nadir gören (sıcaklık -87 derecelere kadar inebiliyor!) yüzeyi ve Dünya’nın atmosferinin ancak %1’i edebilecek atmosferi gibi. Ayrıca bu atmosfer neredeyse tamamen karbondioksitten oluşmakta. Tabi, bu ince atmosferden dolayı morötesi ışınların bombardımanına maruz kalabileceğiniz için yanınıza normalde kullandığınızın bir kaç katı kadar güneş kremi almayı da unutmamanız gerekir.
Mars yüzeyinde suyun varlığı bu incecik atmosferden dolayı aslında pek olası gibi görünmemekte ve uzayı keşfetmeye başladığımız zamanlardan bu yana bu düşünce insanlık tarihinin en büyük gizemlerinden birini teşkil etmekteydi. Ta ki NASA, 28 Eylül 2015 tarhinde insanlık tarihinin en büyük bilimsel keşiflerinden birini yapmış olabileceklerini duyurana kadar. NASA’nın 2006 yılında gönderdiği Mars Keşif Uydusu (MRO) sayesinde Mars yüzeyinde sıvı halde ve akan tuzlu suyun varlığına dair çarpıcı kanıtlar elde etti.


                                                                  NASA/JPL/Arizona Üniversitesi

Aslında bu keşif tam anlamıyla beklenmedik bir haber değildi. NASA’da çalışan bilim insanları zaman zaman Mars’ta havaların ısındığı sıralarda Mars yüzeyinde karanlık şeritler veya su kanalı gibi görünen yapılar olduğunu önceki yapılan gözlemler ile biliyorlardı ve bu gizemli yapılarda bir su akışının olabiliceğini düşünmekteydiler. Bu keşif ile birlikte önceki gözlemsel veriler de doğrulanmış oldu!