MARS’TA BİR KRATER DOLUSU SU!
Üzerinde yaşam olma ihtimali bulunan Mars, 1600lü yıllardan
bu yana insanların hayal dünyalarından çıkmayan bir gezegen. Güneş sistemi
içerisinde Dünya’nın bodur kalmış ikizi olan bu gezegen, Dünya gibi mevsimleri
olan, yüzeyinde yürüyebilmemiz için makul bir çekim ivmesine sahip olan bir
yer. Tabi, her güzel şey gibi Mars’ın da ufak tefek kusurları var. Örneğin,
Dünya üzerindeki en soğuk yerden bazen daha soğuk olan, 0 dereceleri çok nadir
gören (sıcaklık -87 derecelere kadar inebiliyor!) yüzeyi ve Dünya’nın
atmosferinin ancak %1’i edebilecek atmosferi gibi. Ayrıca bu atmosfer neredeyse
tamamen karbondioksitten oluşmakta. Tabi, bu ince atmosferden dolayı morötesi
ışınların bombardımanına maruz kalabileceğiniz için yanınıza normalde
kullandığınızın bir kaç katı kadar güneş kremi almayı da unutmamanız gerekir.
Mars yüzeyinde suyun varlığı bu incecik atmosferden dolayı
aslında pek olası gibi görünmemekte ve uzayı keşfetmeye başladığımız zamanlardan
bu yana bu düşünce insanlık tarihinin en büyük gizemlerinden birini teşkil
etmekteydi. Ta ki NASA, 28 Eylül 2015 tarhinde insanlık tarihinin en büyük
bilimsel keşiflerinden birini yapmış olabileceklerini duyurana kadar. NASA’nın
2006 yılında gönderdiği Mars Keşif Uydusu (MRO) sayesinde Mars yüzeyinde sıvı
halde ve akan tuzlu suyun varlığına dair çarpıcı kanıtlar elde etti.
NASA/JPL/Arizona Üniversitesi
Aslında bu keşif tam anlamıyla beklenmedik bir haber
değildi. NASA’da çalışan bilim insanları zaman zaman Mars’ta havaların ısındığı
sıralarda Mars yüzeyinde karanlık şeritler veya su kanalı gibi görünen yapılar
olduğunu önceki yapılan gözlemler ile biliyorlardı ve bu gizemli yapılarda bir
su akışının olabiliceğini düşünmekteydiler. Bu keşif ile birlikte önceki
gözlemsel veriler de doğrulanmış oldu!
NASA/JPL/Arizona Üniversitesi
Peki, henüz cep telefonu pillerinin çabuk tükenmesi (esasen
enerji depolama sorunu) gibi temel sorunlara çare bulamamışken neden Mars ile
bu kadar ilgileniyoruz? Astronomide bunca çözümsüz soru varken neden uzay
ajansları Mars projelerine büyük bütçeler ayırıyor? Bu soruların cevabı aslında
Dünya ve insanoğlunun geleceğini daha iyi anlamamızı sağlayacak. Yapılan
araştırmalar ışığında Mars’ın yaklaşık 3 milyar yıl kadar önce Atlantik
Okyanusu’ndan daha büyük bir okyanusa sahip olduğunu gösteriyor. NASA’nın yeni
keşfi ile de yüzeyinde hala sıvı suyun bulunduğu öğrenmiş olduk. Peki, geri
kalan suya ne oldu? Mars’ın sahip olduğu ince atmosferden dolayı bu suyun çok
çok büyük bir kısmının buharlaştığı ve geriye kalan az bir kısmının ise
gezegenin daha iç kısımlarına doğru çekildiği düşünülüyor. Bu durum ise küresel
ısınma etkisi ile olduğu kabul edilmekte. Aslında, atmosferin neden inceldiğini
anlamak
demek Dünya’nın geleceğini belki de iyi bir yöne çekebilmek demek.
Diğer bir husus ise, yüzeyde sıvı suyun bulunması Mars’da yaşam olmasına dair
düşüncelerimizi doğrulayabilir. En basit olarak, sıvı suyun ve minerallerin
bulunduğu yerde tek hücreli de olsa yaşam bulma olasılığı var. Bu da belki,
Dünya’nın başına birşey geldiğinde Mars’ı yaşanabilir kılabilmemize yardımcı
olabilecek bir bulgu olacaktır. Bunların henüz varsayımsal olduğunu ele alırsak
hala üzerinde yaşanabilecek tek yer Dünya olarak kalıyor. Dolayısı ile
bahsettiğimiz ihtimallerden biri gerçek olana kadar ona iyi bakmamız anlamına
geliyor.
,


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder